PANAMA BELGELERİ: VERGİ CENNETİNDEKİ HESAPLAR ORTAYA ÇIKTI

Sırada Türkiye mi Var?

En büyük yolsuzluk skandalı denildiğinde Dünya genelinde Enron (+ Arthur Andersen Denetim Şirketi, < Sarbanes-Oxley Yasası) Türkiye’de ise İmar Bankası aklınıza geliyorsa tarihin en büyük uluslararası politik ekonomi skandalına hazır olun.

Birçok farklı ülkeden gazetecinin bir yılı aşkın süredir üzerinde çalışarak topladığı ve sayıları 11 milyonu aşan gizli belgelerde aralarında bazı ülke liderlerinin yakın çevresiyle de ilişkili hesapların detayları ortaya çıkarıldı.

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) Panama’da kayıtlı bir hukuk firmasının 40 yılı aşkın süredir tuttuğu kayıtlara ve belgelere ulaştı. Kuruluş, kamuoyuna ifşa edilen belgeleri, vergi cennetlerine bugüne kadar indirilmiş en büyük darbe olarak görüyor.

Yolsuzluk skandalı ne kadar büyük?

  • 12 emekli ya da hala görevde olan ülke liderinin adı vergi cennetleri belgelerinde geçiyor.
  • 2 milyar $’lık şaibeli para transferi Putin’in yakın çevresi tarafından gerçekleştirilmiş.
  • 500’den fazla banka şaibeli küresel işlemlere aracılık etmiş.
  • Türkiye’den de 101 şirket ve 10 yöneticisinin isimleri hala incelenmektedir.

Panama Belgeleri Yolsuzluğunda İsmi Geçen Ülke Liderleri

Ülkemiz ekonomisinin pek sağlıklı işlemeyen bankacılık sektöründe, sağladığı vergi muafiyeti gibi cazip koşulları nedeniyle 90’lı yıllarda oldukça rağbet edilen fakat bozuk mali yapıları nedeniyle devlet tarafından fona devredilen yerel bankalarımızın yarattığı off-shore bankacılık mağdurları (off-shorezedeler)’nın kendilerince haklarını aramaları, devletin bunlara yardımcı olmak üzere fondan yardım çabası ve buna karşın kamuoyunun karşıt yönlü güçlü sesi, mali sistemimizin karmaşıklığını, gerçek yüzünü yansıtmaktadır.

1994 mali krizinde paniği önlemek ve istikrarı sağlamak için halen devam etmesine rağmen, kısa süreli bir tedbir olarak % 100 devlet güvencesi getirildi. Ancak bilindiği gibi off-shore bankacılık diğer bir deyişle kıyı bankacılığı ülke hudutları dışında gerçekleştirilen bir bankacılık olduğu için güvence kapsamına dâhil edilmemiştir. Böylesi bir riskle karşı karşıya olan ve buna rağmen daha fazla kazanabilme arzusuyla kıyı bankalarına para yatıran kişiler, bu bankaların batması ve fona devredilmesi sonucunda birden mağdur pozisyonuna düşebilmektedir.

Off-Shore kıyı bankacılığı (TDK) veya vergi cenneti olarak Türkçe’ye tercüme edilmektedir. Ülkemizde finans piyasalarında son yıllarda etkinliğini giderek artıran forex piyasası yatırım araçları (kısaca dövizler, emtialar, hisse senetleri ve borsa endeksleri) yasal yetkilerde finansal yönetim danışmanlığı, mali hukuk danışmanlığı alma kültürünün henüz oluşmaması nedeniyle yatırımcıların oyuncu, yatırım faaliyetinin ise oynamak şeklinde ifade edilmesinden de anlaşılacağı üzere vergi cennetini aratmayacak bir piyasa oluşturmuştur. Öyle ki yalnızca vergi cenneti değil hukukun yardımcı kaynakları ve denetim mekanizmasının zayıflığı nedeniyle de reaktif yaptırımlarda dahi yetersiz kalınmaktadır.

2008 küresel finans krizinden de hatırlanacağı üzere “bu balonu aslında tüm kurumsal finans şirketleri biliyordu ancak bu oynanması gereken ve girildiğinde de primler nedeniyle çıkılması imkânsız bir kumardı” şeklindeki itiraflara benzer açıklamaları önümüzdeki yıllarda “forex cenneti” ülkemizde de görüyor olacağımızı ceza ve hukuk listesinde kayıtlı uzman adli bilirkişi ve diğer yasal lisans ve yetkilerimle baktığım özellikli mali hukuk davalarından ötürü rahatlıkla içgörüde bulunabiliyorum.


İbrahim CAN

Finansal Yönetim ve Hukuk Danışmanı | Akademisyen
(SMMM | Bağımsız Denetçi | Kayyım)