TOPLANIN! BAŞARININ FORMÜLÜNÜ VERİYORUM!

Başarının formülünden önce başarının tanımı üzerinde durmak istiyorum.

Başarı = başarısızlıkların toplamıdır.

Felsefe sevmeyenler için matematik ile açıklayayım; 100 tekrar veya deneme ile gerçekleşecek bir başarı için 99. tekrarda 99 kere başarısızlık yaşamışsınızdır. Bir başka açıdan ise başarıya ulaşma sürecinizin 99%’unu tamamlamışsınızdır. Bu anlamda her başarısızlıktan ders çıkarıp, aynı hatayı tekrarlamadığınızda ve yeterince denediğinizde başarı muhakkak sizinle olacaktır. Örneğin, torbasız elektrikli süpürgenin icadı için 5.126 başarısız deneme gerçekleştirilmiştir.

Başka bir açıdan incelendiğinde başarı en temel anlamda “hedefe ulaşma oranı” olarak ifade edilebilir. Ancak hedefe ulaşırken fayda (kazanç) ve maliyet (kayıp) analizlerinde bulunmak da kaçınılmazdır. 100% ulaşılmış bir hedef mutlaka maliyetinden daha yüksek, pozitif bir getiri sunmalıdır. Aksi halde hedefe ulaşılsa dahi zarar edilmiş yani başarısız olunmuş olur. O halde başarı, hedefe 100% ulaşmaktan daha fazlasıdır! Pozitif getiri de yetersizdir; zira alternatif maliyet kavramı yani “Söz konusu hedef için katlanılan maliyet ile başka bir hedef ile elde edilecek getiri daha fazla olabilir miydi?” sorusu burada devreye girecektir.

Örneğin yatırım amaçlı bir daireyi 500 bin TL’ye satın alıyorsunuz. Kirayı tahsil edememe, vergiler, bakım masrafı, kiraya verememe riski, kiracının eve zarar vermesi gibi (depozito olsa dahi yasal süreçler vb. olabilir) birçok risk söz konusu iken, kiraya verdiğinizde 1.200 TL aylık geliriniz oluyor. Yakın zamanda bölgede ciddi bir kalkınma ile konutun değerinin artmayacağı varsayımı ile aynı tutarı bankada, vadeli hesapta değerlendirdiğinizde aylık yaklaşık 3.500 TL getiriyi en düşük risk ile elde edebilirsiniz. Sizce hangi yatırım daha rasyonel? Matematik yalan söylemez!  O halde bu örnek için vadeli hesap (alternatif maliyet) ev satın almaktan daha akıllıca ve sonuç olarak başarılı bir yatırımdır.

Başarılıyı yakalamak adına için kişi için en doğru hedefin (ulaşılmak istenilen ve sayısal olarak ölçülebilir noktanın) belirlenmesinin ardından, o hedefin gerçekleşmesi önündeki engellerin de tespit edilmesi gerekir. Engellerin tek tek ve doğru bir strateji ile kaldırılması bize gösterecektir ki ulaşılamayacak hiçbir hedef yoktur! Unutmayın ki ölçemediğinizi geliştiremezsiniz, eğer gelişim gösteremezsiniz de mevcut konumunuzdan ileriye bir adım dahi olsa gidemezsiniz.

Sihirli formüle geçmeden önce, Albert Einstein’ın başarının formülünü nasıl açıkladığına bakalım:

A= X+Y+Z

(Başarı) = (Çalışmak) + (Çalıştığı konuyu oyun gibi görmek, sevmek) + (Konuşmak yerine üretmek).

Beni başarıya götüren teori ise:

Başarı, algılardan doğan aksiyonların toplamı sonucunda, kıt kaynakların da iktisadi (etkin ve verimli) bir şekilde kullanılmasıyla, azimle tekrarlanan bir değer yaratma sürecidir.

Hayatınızın hemen her aşamasında uygulanabilecek söz konusu formülümü şu örnek ile basitleştirerek açıklamak isterim ki ardından siz de akademik veya mesleki kariyerinizden, aşk hayatınıza, finansal yatırımlarınızdan, fiziksel görüntünüze kadar sayısız alanda bu formülü uygulayabilirsiniz.

Borsada işlem gören bir şirketin hisse senetlerine 100 TL yatırım yapan bir kişiyi ele alalım. Borsa yatırımı için kişinin bu yönde pozitif bir algısının (i) oluşması gerekir. Bunun geliştirilmesi için de eğitim gereklidir. Söz konusu hisse senedi alımının başarılı bir yatırım olabilmesi için alımı, izlenmesi (değerlendirilmesi) nihayetinde de satılması gibi aksiyonlar (a) dizisi gereklidir. Bu süreçleri destekleyecek ve geliştirecek unsurlar da Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde de belirttiği temel ihtiyaçlardır. Hisse 1 TL’den alındığında 1,2 TL’ye ulaşınca yatırımcı satış emri vermez ve (aksiyon) açgözlülükle daha çok yükselmesini beklerse burada bir satış aksiyonu gerçekleşmediği için +/- başarıdan söz edilemez. Hisse düşüşe geçtiğinde 1,1 TL’den dahi satış gerçekleşirse alış maliyetine göre 10% getiri; son yüksek seviyesindeki alternatif maliyete göre 10% kayıp gibi farklı bakış açıları ile yorum yapılabilir. Burada 100 TL’nin cebimizde veya vadesiz hesapta duran kıt bir kaynak (s) olması faktörü sermayeye eklenerek değer yaratma (c) sürecine sokulmuş ve bu işlem akıllıca, rasyonel bir biçimde yönetildiğinde de başarılı bir yatırım olarak ifade edilmiştir. Söz konusu alım satım aksiyonlarının (kıt kaynaklarla değer yaratma zincirinin) başarısız olması ihtimali de dâhil olmak üzere hatalardan ders çıkararak, azimle ve tekrar tekrar (p) pozitif yönde gerçekleştirilmesi ile başarı artırılacaktır. Elbette alternatif maliyet analizi de unutulmamalıdır!

Aynı örneği spor ve sağlıklı yaşam için de ele alabiliriz. Aslında mesele genel anlamda toplam yaşam kalitesinin en yüksek seviyeye çıkarılması ile ilgilidir. Burada piramidin en tepesinde yer alan hayat misyonunuzun gerçekleştirilmesi veya o yolda yürüme olgusu da göz ardı edilmemelidir. Hepimizin spor yapmasında farklı amaçları vardır; iyi hissetmek, kilo vermek, formda kalmak, performansı artırmak, yarışmaya hazırlanmak, sosyalleşmek vb.… İşte bunların tamamı bir algıdır ve kişiden kişiye eğitim ve vizyon gibi değerlere göre değişiklik gösterir. Buna karşın kimileri daha temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta gerçekten yetersizdir. Kimileri de bu bahaneye sığınır, ancak spor yapmamanın gerçek anlamda bir bahanesinin olmadığını hepimiz kendi içimizde biliriz. İşte bu noktada bir aksiyon alırız; spor salonuna kaydolmak, sahilde koşmak, bisiklete binmek, evde küçük egzersizler yapmak vb.… Burada en kısıtlı kaynağımız elbette adına hayat denilen süreçte bize ayrılan zamandır. En değerli varlığımız, günden güne eksilmektedir. Bu nedenle sahip olduğumuz ve olabileceğimiz her şeyden de yavaş yavaş uzaklaşmaktayız. İşte bu değeri hayatın merkezine oturtup ek olarak da; doğru beslenme, ek gıdalar alma, uyku, seks, motivasyon (psikolojik beslenme) gibi diğer sermaye (maliyet) unsurları üzerine belli bir değer yaratmayı hedefleriz. Para ile ölçülebilme ilk anda çok fazla kapitalist bir yaklaşım gibi gelebilir ancak para, uluslararası geçerli finansal bir enstrüman olmaktan öte sayısal olarak da en geçerli ölçüm imkanını sunmaktadır. Çok iyi bir fiziğe sahip olmanın yarattığı değer nasıl para ile ölçülebilir? Hayır, o şekilde değil elbette! Yukarıda sayılan maliyetlere katlanarak çok iyi bir görüntü, sağlıklı bir vücut ve sistemler bütünü, güçlü bir psikoloji, hastalıklara ve kazalara karşı yüksek direnç ile mesleğinizde ve akademik kariyerinizde sürdürülebilir başarı, en düşük tıbbi masraflar, sosyal çevrenin kazandırdığı iletişim ağı ile gelen fırsatlar gibi daha birçok husus size para ile ölçülebilen maliyet azalması veya getiri artışı sağlayacaktır. Azimle sportif ve sağlıklı yaşam konusunda çevrenizdeki olumsuz ve eksik veri kırıntıları temelli yorumlara kulağınızı tıkayıp, pozitife odaklandığınızda sürdürülebilir başarı muhakkak hayat boyu sizinle olacaktır.

Bu benim başarı formülüm. Siz de sizi hayatta başarıya taşıdığına inandığınız formülünüzü sosyal medya hesaplarımız veya e-posta adresimiz üzerinden paylaşabilirsiniz.

İbrahim CAN

Finansal Yönetim ve Hukuk Danışmanı | Akademisyen
(SMMM | Bağımsız Denetçi | Kayyım)