EDISON’UN GİRİŞİMCİLİK BAŞARISI

Elektriğin ve elektrikli cihazların kullanımını kime borçluyuz desem hiç şüphesiz herkes Thomas Edison diyecektir. Doğru ancak eksik bir yanıt; hatta eksikliği nedeniyle yanlış dahi denilebilir.

Edison fikrini, elektrik ile ilgili icadını başarılı bir projeye dönüştürme konusunda önceleri yalnızca sermaye eksikliğinde olduğunu düşünüyor olduysa da ilave olarak doğru kişiden Finansal Yönetim Danışmanlığı eksikliği yaşamaktaydı. Bu nedenle insanlık elektrikten mahrum kalmaya devam ediyordu.

J.P. Morgan 1799 yılında Manhattan, ABD’de kurucusunun adıyla hayat bulmuş bir Finansal Yönetim Danışmanlığı şirketidir. J.P. Morgan ABD’nin demiryollarının ve üzerinde işleyen ticaretin tahkimi de dahil küresel ölçekte, bugün İstanbul’da da bulunan yatırım bankası koluyla ABD hükümeti dahil çok geniş bir portföyde kendi deyimleri ile birinci sınıf işler için danışmanlık vermektedir.

J.P. Morgan kuruluşunun 80. yılında Edison Electric Light Co. şirketini 1879 yılında kurarak Edison’un fikrini ve girişimcilik ruhunu profesyonel Finansal Yönetim Danışmanlığı ile destekleyerek ilk merkezi elektrikli enerji sistemlerinin ticari olarak Manhattan’da hayat bulmasını sağladı. Sadece 8 yıl sonrasında ise ABD genelinde aynı enerji sistemlerinden 121 tane kurulmuş olması yine J.P. Morgan’ın başarılı Finansal Yönetim Danışmanlığı hizmetlerinin sonucudur.

Bugün dünya çapında herkesin akıllı telefonlardan ev ve iş yerlerine kadar çok sıradan bir hal alarak kullandığı cihazlar veya sistemlere uzanan birçok çözüm aracı muhakkak ki Edison’un ve bilimin eseridir. Ancak girişimcilik macerasında başarısız olan hemen herkesin ortak sorunu girişimcilik ve sermayeden daha çok yalnızca bir fikir sahibi olmaları, fikirlerini projeye dönüştürme sürecinde doğru ve profesyonel Finansal Yönetim Danışmanlığı alma konusunda kısır bir vizyon ya da algıda olmalarının yarattığı engelleri görememeleridir. Bunun bir sonucu olarak resmi istatistiktir ki yeni kurulan şirketlerin yalnızca %15’i ilk 3 yılın sonunda hala hayatta kalabiliyor. Onların da tamamına yakınının Finansal Yönetim Danışmanlığı alıyor olması bu açıklamalar üzerine şaşırtıcı gelmeyecektir.

Edison’un en büyük başarısı sanıldığının aksine icadı olan elektrikli sistemler değil söz konusu icadını 1879’un imkanlarından günümüzün uzay teknolojisine taşıyan Finansal Yönetim Danışmanlığı hizmetini doğru ve etkin kullanma yönündeki vizyonudur. Bunun aksine başarısız girişimlerde çoğunlukla aile, yakın çevre veya bazı mesleklerin tanıdık tabir edilen temsilcilerinden en tehlikeli ve yanlış şekilde “iyilik veya yardım” almalarıdır. Doğrusu ise “profesyonel, yasal destek ve sorumluluk” üzerine Finansal Yönetim Danışmanlığı alınmasıdır.

Edison’un sürdürülebilir büyüme başarısı yakalayan girişimciliğini bir diğer tarihe mâl olmuş bilim insanı üzerinden değerlendirmek çarpıcı bir analiz imkanı vereceğinden son derece önemlidir.

1884’de Amerika’ya giden Nikola Tesla’yı yanında işe alan Thomas Edison bilimsel ve mesleki çalışmalarında finansal başarıya odaklanmasına karşın Tesla bunu göz ardı ederek 1906 – 1915 arasında kendi iflasını açıklamıştır. Kablosuz elektrik aktarımı dahil günümüzde hala tam olarak çözülememiş sayısız bilimsel başarısına karşın sefil ve münzevi bir halde 1943’deki ölümüne dek eşsiz bilimsel çalışmaları ticari başarıyı yakalayamamıştır. Edison, Tesla’dan farklı olarak 1879’da Edison Electric Light Co. Şirketinin kuruluşunda J.P. Morgan’dan danışmanlık desteği alarak bilimsel başarısının aynı zamanda ticari başarayı da yakalayarak günümüze tek ulaşmasını sağlayabilmiştir. Türkiye’de ve dünyada değişmeyen istatistik yeni kurulan şirketlerin % 85-92’lik çoğunluğunun ilk 3 yılda iflas ettiğidir. Apple, Facebook, SpaceX, Tesla Motors, PayPal, Alibaba, Virgin… ve daha nice girişimcinin farklı hikayelerinin büyüsü sizi aldatmasın. Sürdürülebilir başarılarının ardındaki gizli kahraman bilimsel, profesyonel ve yasal çözümler sunan Finansal Yönetim Danışmanlığı sermayeden bağımsız yalnız vizyon meselesidir. Zira gerçek yönetim danışmanlığı kendi maliyetini katlayarak geri ödeyebilendir!

Son olarak sıklıkla karşılaşılan, bilgi kirliliğine maruz bırakılan, davranışsal finansın konusuna da giren tipik bir davranış modeline değinmek istiyorum. Finansal Yönetim Danışmanlığı hakkında yüksek bir maliyet olduğu, bunu karşılayacak sermayelerinin bulunmadığını düşünen girişimciler “piyasa yanılgısının” yarattığı önyargıyı beslemektedirler. Finansal Yönetim Danışmanlığının fayda / maliyet analizi boyutu en basit şekilde “1 TL sermaye üzerine girişimciye 10 TL kazandıran ve bu kazancın içinden 1 TL alan yasal, bilimsel ve profesyonel katma değer yaratma süreci” olarak özetlenebilir. Özetle (örnekte) girişimciye 9 X net kazanç sağlar!

Bunun tam tersi olarak analitik bir açıklama ile fayda maliyet grafiğini sunamayan kazandırma vaadi üzerine sermaye kaybına yol açan ve piyasada kendini “danışman” tabir eden kimselerin bahsi geçen konuyla tek ilişkisi başta da açıklandığı üzere bilgi kirliliğinin kaynağı olmalarıdır.

Artık girişimcilik, sermaye, işletme yönetimi gibi sorunlarda asıl eksiğinizin ne olduğunu öğrendiğinize  göre siz de geleceğe meydan okuyacak fikirlerinizi projeye dönüştürme konusunda I Can Advisory ile iletişeme geçebilir, birinci sınıf işler için doğru ve etkin Finansal Yönetim Danışmanlığı alabilirsiniz.

Tüm girişimcilere bilimsel başarının ticari başarıya da dönüştüğü sürdürülebilir büyüme dileklerimle…

İbrahim CAN

Finansal Yönetim ve Hukuk Danışmanı | Akademisyen
(SMMM | SPK/KGK Bağımsız Denetçi | Ceza ve Hukuk Adli Bilirkişi | Kayyım)