DENETİM

Muhasebe ve maliyet yönetimi süreçlerinden gelen raporların kalitesinin teminatı denetimin konusunu oluşturur. İşletme politikaları ile uygulanan süreçlerin tutarlı olması etkin bir denetimin varlığı ile mümkün kılınabilir. I Can Advisory İç Denetim, Faaliyet Denetimi, Uygunluk Denetimi ve Mali Tablo Denetimi ile bu konularda şirketlere bütünsel bir yaklaşım sunmaktadır.

İç Denetim:

Rekabetin ve finansal krizlerin giderek arttığı günümüzde işletmelerin ve bu işletmelerin üretmiş olduğu bilgileri kullanan kişilerin sağlıklı kararlar alabilmesi denetime verilen önemle doğrudan ilişkilidir. Denetimi sadece mali tabloların denetimi olarak görmek yanlıştır. işletmelerin muhasebe ve finansal faaliyetleri ile birlikte operasyonel süreçlerinin incelenmesi de iç denetimin kapsamına girer.

İşletmeler büyüdükçe işletme politikalarının başarısını ve faaliyetlerin verimliliğini ölçmek ve işletme yönetiminin etkinliğini belirlemek zorlaşmaktadır. Fakat şirketlerin kendi bünyesinde gerçekleştireceği iç denetimler sonucu elde edilecek bilgiler bu zorlukların aşılmasında önemli ölçüde katkı sağlamaktadır.

I Can Advisory;

  • Şirket ölçeğine göre iç denetim fonksiyonunun kurulması,
  • Organizasyon yapısı ve iç denetim politika ve prosedürlerinin belirlenmesi,
  • Şirket içi yönetmeliklerin revize edilmesi,
  • Şirket içi raporlama sistemlerinin geliştirilmesi,
  • İç denetimi gerçekleştirecek elemanların tedariki,
  • İç denetçilere teorik ve sonrasında uygulamalı denetim eğitimlerinin verilmesi,
  • İç denetçilerin, iç denetim organizasyonunda hangi yetki ve sorumlulukta olduklarının belirlenmesi ile ilgili danışmanlık vermektedir.

 

  • FAALİYET DENETİMİ
  • UYGUNLUK DENETİMİ
  • MALİ TABLO DENETİMİ

İşletmelerin giderek büyümesi, iş ve işlemlerin karmaşıklaşması denetim ve kontrolü güçleştirir. Bununla birlikte yönetim ve politika başarısının ölçülmesinde karşılaşılan zorluklar, faaliyet denetiminin yapılmasını zorunlu hale getirir.

Faaliyet denetimi;

  • İşletme faaliyetlerinin veya bir kısmının sistematik olarak gözden geçirilmesi,
  • Kaynakların etkin ve verimli olarak kullanılmasının gözetilmesi,
  • İş stratejisi,
  • Organizasyonel yapı,
  • İş yapma yöntemleri alanlarındaki sorunların belirlenmesi,
  • Araştırılması ve en uygun önerilerin uygulanması ile gerçekleşmektedir.
Faaliyet denetimi, mali tablolar denetiminden ve uygunluk denetiminden daha zor ve kapsamlıdır. Bunun nedeni; mali tablolar ve uygunluk denetiminde bulguların mukayese edilebileceği kesin kurallar, kararlar, düzenlemeler ve kıstaslar referans alınabiliyorken, faaliyet denetiminde işletmenin başarısı, işletme politikalarının ve iç kontrolün etkinliği ölçümünde kesin ve objektif kurallar bulunmamaktadır.

Faaliyet denetiminin ana aşamaları;
  • Amaç tanımlama
  • Faaliyet tanıma
  • Ön araştırma
  • Program geliştirme
  • Çalışma alanı oluşturma
  • Bulguların tespiti
  • Bulguların raporlanması
  • Bulguların sunumu
  • İzleme ve geri besleme
Faaliyet denetiminde denetim sonucu bulgular, istenen standartlarla karşılaştırılır, faaliyetlerin etkinliği ve başarısı ölçülmeye çalışılır.

Şirketler büyüdükçe kontrol zayıflar. Bu kontrol zayıflığı suistimal riskini ve bu riskten kaynaklanacak sermaye kayıplarına sebep olmaktadır. Bu kayıplar şirketlerin yatırımcıları, hak sahipleri ve yasal otoriteler tarafından izlenmekte ve ilgililer hakkında hukuki yaptırımlar oluşabilmektedir. Tüm bu olumsuz süreçler öncesinde alınan uygunluk denetimi ve danışmanlığı ile riskleri bertaraf etmek mümkündür.

Tüm dünyada kullanım alanı giderek genişleyen Uluslararası Finansal Raporlama Standartları, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyum çalışmaları sürecinde gündemdeki önemli konulardan biri olmuştur.

Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu (KGK), söz konusu standartları Türkçe’ye çevirmiş ve “Türkiye Muhasebe Standartları / Türkiye Finansal Raporlama Standartları” (TMS/TFRS) adı altında yayımlamıştır. Ülkemizde başta BDDK olmak üzere, SPK ve Hazine Müsteşarlığı kendi muhasebe yönetmeliklerini iptal ederek TMS/TFRS’leri zorunlu hale getirmişlerdir.

2012 yılında kabul edilen yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ise, ülkemizdeki uygulama birliğinin sağlanabilmesi için bağımsız denetime tabi şirketlere ve sermaye şirketlerine TMS/TFRS uygulama zorunluluğu getirmiş ve bu şirketleri belirlemeye yönelik kriterler Bakanlar Kurulu tarafından açıklanmıştır.

Bu yasal zorunluluğun haricinde küresel ölçekli şirketler UFRS’yi tüm dünyanın ortak finans dili olarak kullanmaktadırlar. Özellikle Avrupa ülkeleri gibi UFRS’nin zorunlu olduğu veya çoktan kabul edildiği ülkelerle ticaret yapabilmek, şirket birleşmesi, iş ortaklığı vb. çalışmalar gerçekleştirmek adına işletmelerin mali tablolarını UFRS’ye göre düzenlemeleri, denetletmeleri ve uluslararası standartları yakalamaları son derece önem arz etmektedir.

I Can Advisory işletmelerin UFRS yükümlülüklerini yerine getirmede yol gösterici olmak ve ilgili standartlar dahilinde UFRS raporlama yetkinliğini kazandırmak için gerekli olan profesyonel danışmanlık desteği ve eğitimi sunmaktadır.

Hemen Başvurun






English